• İletişim: 0242 248 71 61
Open

Posts classified under: Sohbet

Categories Aşırı Kilo, Atkins Diyeti, Bölgesel İncelme, Dash Diyeti, Detoks, Diyet, Düşük Kalorili Diyetler, Gaps Diyeti, Hastalıklarda Diyet, Kabızlık, Katojenik Diyetler, Kilo Alma, Obezite, Ödem Problemi, Sporcu Beslenmesi, Zayıflama

Diyetisyenler Günü

Diyetisyenler Günü

Yazıma başlamadan önce bütün meslektaşlarımın diyetisyenler gününü en kalbi duygularımla kutluyorum. Bu mükemmel ve bir o kadar da zor olan mesleği hakkıyla yerine getiren bütün meslektaşlarıma selam olsun.

Diyetisyen kimdir? Diyetisyen nedir? Ne iş yapar?

Öncelikle biz diyetisyenler olarak birçok zorlukla mücadele ettiğimizi söylemekte fayda var. “Peki hocam nedir bu zorluklar?” diyecek olursanız eğer, sizlere kısaca piyasadaki “diyetisyencilik” oynayan bazı kişileri söyleyebilirim. İnanın birçok kişi kendini 1 haftalık bir araştırmayla diyetisyen yerine koyuyor ve bizim okuduğumuz bölümde katlandığımız zorlukları, onlarca günlük stajlarımızı, tez hazırlamamızı hiçe sayarak gerek sosyal medya üzerinden gerekse kendi blog’larından diyetisyenlik taslarcasına paylaşımlarda bulunuyor.

Tabii ki de her paylaşıma değil tepkimiz. Her ne olursa olsun bir kişi doğru bir paylaşım yapıyorsa elbette desteklenmelidir. Fakat öyle paylaşımlara denk geliyoruz ki bazen, gerçekten bu paylaşımları okuyan insanlar uygularsa halleri ne olur acaba diye düşünmeden edemiyoruz. Örnek verecek olursak, özellikle fitness salonlarındaki antrenörlerin “kahvaltıda 10 yumurtayı 250 gram kıymaya kır ye!” benzeri önerileri inanın bizleri çileden çıkartıyor.

Sizlere kendi yaşadığım bir olayı aktarayım. Bir fitness salonuna kayıt yaptırmak için gittiğimde antrenörüm benimle sohbet etmeye başladı. Benim de zaten daha öncesinden 5 yıllık bir profesyonel sporculuk geçmişim olduğu için muhabbet derinleştikçe derinleşti.

En sonunda ne işle meşgulsünüz dediğinde “diyetisyenim” cevabını verdim. 2-3 saniye sessizlikten sonra antrenör bana “ben de üniversitede beslenme dersi almıştım, burada da sizlere bişeyler ayarlarız” cevabını verdi. Şaşırdım ilk önce, aslında bu bana ve mesleğime onca yılıma bir hakaret sayılırdı. Sonra yineledim, “ben diyetisyenim, ve dilerseniz burdaki sporcularınızın ‘doğru beslenmesine’ yardımcı olabilirim” dedim. Sonrasında da zaten üyeliğim bittikten sonra bir daha o fitness salonuna adımımı atmadım.

Henüz bünyesinde diyetisyen bulundurmanın gerekliliğini bile kavrayamamış insanlar gerçek diyetisyenleri her daim aşağı görmekte. Ancak şu unutulmamalıdır ki gerçek diyetisyen demek bütün alanlarda bireylerin doğru olarak nasıl beslenmesi gerektiğini belirleyen kişidir.

Sonuç olarak bizler bu zorlu mücadele içerisinde siz danışanlarımıza hizmet vermekle birlikte, birçok kişi veya kurumla da muhattap olmak zorunda kalıyoruz. Fakat her zaman dediğimiz ve hemen her meslektaşımın da bana katılacağı konu şu ki; “danışanlarımızın yüzündeki gülümseme buna değer”.

Ne mutlu mesleğini severek yapan diyetisyenlerimize, ne mutlu gerçek diyetisyenlerle tanışmış danışanlara.

Categories Obezite

Gerçekten sağlıklı mıyım? Yoksa obez mi?

Gerçekten sağlıklı mıyım? Yoksa obez mi?

Tartıya çıktığınızda fark ettiniz ki olması gerekenden daha fazla bir sayı var. Ama düşünüyorsunuz herhangi bir sağlık problemi,rahatsızlık şikayetiniz yok.”E bu bir sorun mı? Ne yapmalıyım? O zaman ben her besini istediğim kadar yiyebilir miyim? Harika çalışan mükemmel bir vücudum mu var?” gibi sorular sürekli aklımızda dönmeye mi başlıyor? O zaman size küçük bir bilgilendirme yapmak istiyoruz.

Bizim metabolik sağlıklı obez diye tanımladığımız erkeklerin %29.2sini kadınların ise %35.4ünü kapsayan bir sağlık sorunumuz var. Bu insanların bir çoğu gelecekte var olacak olası tehlikelerin farkında dahi değiller.
Metabolik sağlıklı obezlerde yüksek BKI , yüksek vücut yağı , normal kan basıncı , normal limit düzeyleri görülür. Ancak bu kişilerde karın bölgesi yağlanması normale göre çok daha fazladır.

Bizim BKI dediğimiz yetişkinlerde ağırlık-boy ilişkisine göre şişmanlığı kolay ve iyi bir şekilde gösteren değer aralığımız. BKI>30kg/m2 olan kişiler üzerinde yapılan bir çalışmada enerji kısıtlamasıyla; BKI,kan basıncı ve TAG düzeylerinde azalma görülmüştür. Bu sonuç bizim için pozitif bir etkidir.

Çalışmaların genelinde, sağlıklı olma durumunun, yani kan değerlerinin normal olmasının sadece kısa bir süre için geçerli olduğu saptanmış. 10 yıllık gözlemsel çalışmalarda metabolik sağlıklı obezlerin %50’sinden fazlasının 10yıl sonunda bu durumdan çıktığı ve metabolik sendromu olduğu görülmüştür.

Sonuç olarak bizler şuan sağlıklı olarak görünüyor olsak bile tartıda gördüğümüz fazla kiloların özellikle vücudumuzda yağı depoladığını ve bu durumun ileride kronik hastalıklara kadar gidip sağlığımızı olumsuz etkileyebileceğini unutmamalıyız. Bu nedenle yolunda gitmeyen bir şeyi fark ettiğiniz an bir diyetisyenden , profesyonel bir yardım almanızı öneriyoruz. Sadece şuanla değil geleceğimizi de göz önünde bulundurup yatırımımızı şimdiden yapmalıyız .

Categories Zayıflama

Biricik Yardımıcımız Kahve

Merhaba sevgili danışanlarım.

Her birimiz birçok defa yapmamız gereken işlerden dolayı olsun, girmemiz gereken sınavlardan dolayı olsun gece uykusuz kalmak zorunda kaldık. Ve halen de bunu yapmak zorunda kalıyoruz. Aslında bunu yaparken de en yakınımızda bulunan fakat farkında bile olmadığımız dostumuzu hep görmezden geliyoruz. Evet! Kahve!

Hayatımızda önemli bir yer tutan kahve ile ilgili ne kadar şey biliyoruz peki?

“Ya aman 3 in 1 dök karıştır işte hocam ne uğraşacağız.” desekte aslında kahve hakkında yazılan o kadar çok makale var ki derya deniz diyebiliriz.

Peki kahve nedir? Kahve bir ağacın yemişi ya da meyvesinin çekirdeği olarak tanımlanıyor. Ancak tabii ki bizler bu çekirdeği olduğu gibi alıp tüketmiyoruz. Bir takım işlemlerden sonra kahve bardağımızdaki kahve halini alıyor.

Peki kaç çeşit kahve türü vardır hocam? Evet arkadaşlar genel anlamda bir çok kahve çeşidi bilmemize rağmen özünde kahve ekonomik anlamda iki çeşit olarak karşımıza çıkıyor.

  • Coffeaarabica (Arabica)
  • Coffeacanephora (Robusta)

Bu bahsettiğimiz kahve ağaçlarından dünyada en yaygın olanı şüphesiz “Arabica” olmuştur. Bunun sebebini sorgulayacak olursak eğer Arabica ağacının her ne kadar parazitlere ve ısıya dayanıksız bakım gerektiren bir ağaç olsada bizlere verdiği ürünün çok kaliteli olmasını birincil sebep olarak gösterebiliriz.

Peki ya Robusta?

Evet arkadaşlar Robusta ağacı ise daha nemli bölgelerde ve sıcak bölgelerde yetiştirilebiliyor. Ancak maalesef elde edilen ürün Arabica’ya göre biraz daha kalitesiz oluyor.

“Yahu hocam, herşey tamam da şimdi diyetle kahvenin ne alakası var yahu?”

Var hocam var. Aslında çok çok masum olduğunu düşünerek içtiğimiz o “latte”ler, “cappuccino”lar fazladan kalori içeriyor onu söylemeye çalışıyorum ben de sizlere.

Hepimizin günlük enerji gereksinimi yediğimiz gıdalarla sağlanıyor. Bu konuda hem fikiriz. Aldığımız gıdaları sindirim sistemimiz alt parçalara ayırarak kullanımını sağlıyor. Ve aldığımız her besin çeşidi (karbonhidrat, protein, yağ) bizlere kalori olarak yansımakta.

Temel anlamda bir kişinin kilo alabilmesi için aldığı kalorinin yaktığı kaloriden fazla olması gerekiyor. Bunu isterseniz fiziksel aktiviteyle örneklendirebilirsiniz ya da dilerseniz baza metabolizma hızını kalori yakma konusunda örnek verebilirsiniz. Her neyse bütün bunlar aslında bizlerin neden kilo aldığını ufakta olsa açıklamaya yardım ediyor ama asıl soru konu başlığımız olan kahve ile ilgili sizlerden gelen ve bayağı da merak edilen şu soru?

“Hocam kahve şişmanlatır mı? Ya da bana bir zararı var mıdır?”

Evet sevgili danışanlarım. Öncelikle bu soruya cevap verebilmemiz için – daha doğrusu net bir cevap verebilmemiz için- kahve mi içiyorsunuz yoksa biraz önce de bahsettiğimiz gibi kahve içerisine eklenen maddelerle aslında kahve içtiğinizi mi sanıyorsunuz?

Öyle karışımlara rastlıyoruz ki bana kalırsa ismi kahve olmasın kahve aromalı “……………” içeceği olsun. Artık buna kahve aromalı kremalı süt mü dersiniz, yoksa kahve aromalı kremalı bilmem şekerli şunlu bunlu mu dersiniz bu size kalmış. Ama sorunuza evet veya hayır diye cevap verebilmem için ne içtiğinizi bilmem gerekir. Eğer sadece kahve içiyorsanız; “ne kadar içerseniz için bu size kilo yapmaz” diyebilirim. Ancak kahvenize şeker dahi atıyorsanız, bu sizin ne kadar içtiğinize ve kilo yapıp yapmayacağına karar vermemizde bizi biraz düşündürecektir.

KAHVE CİNSİ KALORİ DEĞERİ ŞEKER İÇERİĞİ
Espresso 0 Kalori 0 gram şeker
Orta Boy Cappuccino 110 Kalori 0 gram şeker
Orta Boy Filtre Kahve 10 Kalori 0 gram şeker
Orta Boy Caffe Americano 15 Kalori 0 gram şeker
Orta Boy Caffe Latte 260 Kalori 19 gram şeker (5 çay kaşığı)
Orta Boy Caffe Mocha 400 Kalori 33 gram şeker (8 çay kaşığı)
Orta Boy Karamel Apple Cider 410 Kalori 68 gram şeker (17 çay kaşığı)
Orta Boy Karamel Macchiato 310 Kalori 34 gram şeker (9 çay kaşığı)
Orta Boy Sıcak Çikolata 350 Kalori 40 gram şeker (10 çay kaşığı)
Orta Boy Beyaz Çikolatalı Mocha 510 Kalori 55 gram şeker (14 çay kaşığı)

Benim sizlere tavsiyem ise kahvelerinizi “sıfır şeker” ile tüketmeniz. Örneğin, çekilmiş olarak bizlere sunulan kahve çekirdeklerinden yapılan 225 gr’lık bir fincan kahve yalnızca “2” kalori. Evet yalnızca iki kalori. Ama gel gelelim kahveler çeşitlendikçe çeşitleniyor ve o 2 kalori 500 kaloriye kadar çıkabiliyor maalesef. Bu yüzden içtiğiniz kahvelerdeki kalori oranlarına mutlaka ve mutlaka dikkat etmelisiniz.

Sihirli Molekül: Kafein!

Kahveye sadece kalori olarak bakmak biraz görmezden gelmek olurdu doğrusu. Yazımın başında da bahsettiğim gibi kahve uykusuz kalmak zorunda olduğumuz gecelerde özellikle bizlerin yardımına koşuyor.

Peki nasıl yapabiliyor bunu? Bizleri nasıl uykudan kurtarıyor?

Aslında deminden beri bahsettiğim uykuyu kaçırma konusunda henüz kanıtlanmış bir durum yok. Ancak şöyle bir durum söz konusu günlük kafein alımı uykuya geçme süresini bir miktar geciktiriyor. Fakat bu kişinin tolere edebildiği kafein miktarıyla da ilişkili. Yani eğer fazla miktarlarda kahve tüketiyorsanız ve bu yüzden de fazla miktarda kafein alıyorsanız bu sizin tolere edebileceğiniz miktarı arttırıyor demektir. Yani bir süre sonra kahvenin bizim gece dostumuz olması özelliği ortadan kalkmakta.

Evet sevgili danışanlarım ben de bir kahve sever olarak sizlere sıfır şekerli sade kahveyi öneriyorum. Tüketeceğimiz kahve miktarı günde 2 fincanı kesinlikle geçmesin en fazla o kadar!

Categories Detoks

Detoks ile Kilo Vermek ?

Yeniden mükemmel bir enerjiyle herkese merhaba arkadaşlar!

Birçoğunuzun kafasını karıştıran ve aslında ne olduğunu tam bilmesekte “iyi bir şey” diye tahmin ettiği konuya değinmek istiyorum. Evet, detoks! Sevgili danışanlarımın da sıklıkla sordukları bir konu oldu son zamanlarda. Özellikle karşılaştığım sorulardan bir tanesi de “hocam detoks için yaptıklarımız bize yağlarımızı yaktırıyor mu?” sorusu.

Sevgili arkadaşlar öncelikle unutmamak gereken bir şey var bizler kimiz? Ne için yıllarımızı verdik ne için çalıştık size ne için hizmet ediyoruz? İçeceğiniz herhangi bir şey sizlere basitçe yağ yaktıracak olsaydı sizce biz olur muyduk?

“İyi de hocam siz demiyor muydunuz: detoksla yağlara elveda diyin diye?”

Evet diyordum. Ve hala da arkasındayım sözümün. Fakat canım danışanlarım detoks yağlarınızı yaktığı için yağlara elveda demiyorsunuz aslında. Metabolizmanızı düzenlediği için, hızlandırdığı için sizin bizzat kendi vücudunuz yağ yakımını hızlandırmaya başlıyor. İşte bu şekilde yağlara elveda diyorsunuz.

Detoks genel anlamda vücudun iç temizliği olarak düşünülmeli diyebiliriz. Bir başka deyişle de vücuttaki toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olan gayette faydalı bir yöntem. Peki bu toksinler vücudumuzda nasıl oluşuyor dersiniz?

Bunca yıldır neler yediğinizden tutun içtiğiniz sigaralar, yaşadığınız yerin hava kirliliği, radyasyon, stres vb. bir çok sebebi var aslında. Bunlarda ister istemez vücudumuzda ödem birikmesine ve şişkinliğe neden olabiliyor maalesef.

Detoks ile Fazla Kilolarda Kurtulmak Mümkün mü ?

Bir başka değinmek istediğim konu ise danışanların detoks programıyla ciddi anlamda kilo kaybı yaşadıklarını iddia etmeleri. Evet kesinlikle öyle olduğuna bende inanıyorum fakat kaybettiğiniz kilo ne? Bunu sorgulamak lazım. Yani detoks programımız ile vücudunuzdaki ödemi atarsanız bu tabii ki sizlere bir kilo kaybı olarak yansıyacaktır. Ama bunu direkt olarak “detoks uyguladım yağ yaktırdı kilo verdim” şeklinde yorumlamak çok çok yanlış olur doğrusu.

İlk olarak ödem nedir diye başlayalım o zaman. Genel anlamda biz sizlere bunu açıklarken “vücutta sıvı birikmesi” olarak açıkladık. Arkadaşlar, detoks uyguladığınızda hafiflediğinizi hissetmeniz çok normal, biz de buna katılıyoruz. Fakat bu hafiflemeyi kaybettiğiniz sıvıyı gün içerisinde su içerek tekrar geri çevirdiğinizde üzülmeyin ne olur.

“Peki ne işe yaradı bu detoks o zaman hocam?” dediğinizi de duyar gibi oldum şimdi. Evet arkadaşlar yapmış olduğunuz detoks programı ile birlikte:

  • Hücrelerinizde yenilenme gözlendi.
  • Kan dolaşımınız hızlandı ve organlara besin maddelerinin iletimi kolaylaştı.
  • Ödem atıldı.
  • Cildiniz daha parlak ve canlı bir görünüme kavuştu.
  • Bağışıklık sisteminizde güçlenme meydana geldi.
  • Şişkinlik, gaz gibi şikayetleriniz son buldu.
  • Sindirim sistemi organlarınız dinlenme fırsatı buldu.

Pekala yalnızca detoks programı sağlıklı yaşam için yeterli olur mu?

Cevabımız elbette hayır. Detoks programı alan danışanlarımız da dahil olmak üzere kesinlikle herkesin #gerçekdiyetisyen olan bizlerin gözetiminde diyete; yani sağlıklı beslenme programına davet ediyorum.

Ek olarak detoks programını önermediğimiz kişiler de tabii ki var. Yani öyle herkesin detoks yapmasını bizler de istemiyoruz. Peki kim bunlar?

  • Aşırı Şişmanlar
  • Aşırı Zayıflar
  • Tansiyon rahatsızlığı olanlar
  • Diyabet Rahatsızlığı olanlar (Şeker hastaları)
  • Emziren Anneler
  • Hamile kadınlar / Anne adayları

Kararınızı verin! Stresten uzak durun ve mutlaka doğru beslenme yöntemlerini “GERÇEK DİYETİSYEN” lere danışarak uygulayın.