• İletişim: 0242 248 71 61
Open

Category Archives: Detoks

Categories Besinler, Detoks, Ödem Problemi, Uncategorized

Ananas ve Sağlık

Ülkemizde daha çok son yıllarda yaygınlaşmaya başlayan ve popülaritesi gün geçtikçe artmaya devam eden meyvelerden biri olan ananas’ın, asıl kökeni Güney Amerika’ya dayanmaktadır. Tropikal bir meyve olmasından dolayı yılın her mevsiminde bu meyveye ulaşabilirsiniz.

Tadının güzelliği dışında yüksek besin değeri ile en faydalımeyveler arasında yer alır. C vitamini yönünden en zengin meyvelerden biri olan ananasın; çeşitli hastalıklara karşı vücudun direncinin korunması, kendine özgü bromelain enzimi ile yağ yakımını hızlandırması gibi özellikleri pek çok zayıflama diyetlerinde yer almasını sağlamıştır.

Ek olarak zengin lif miktarı ile kabızlık sorunlarında tercih edilen ananas, zengin vitamin ve mineral kaynağı ile sağlık açısından da pek çok faydaya sahiptir.

Peki bu meyvenin faydaları nedir? Gelin yakından inceleyelim:

Ananasın Faydaları

C VİTAMİNİ DEPOSU

C vitamini yönünden zengin olan ananasın bir diliminde yaklaşık 75 mg C vitamini bulunur. Peki şaşıracağınız bir şey söyleyelim kadınlar için bir günde vücuda alınması önerilen C vitamini ortalama 75 mg, erkekler için ise bu değer ortalama 90mg’dır. “Ya arkadaş o kadar C vitamini içeriyor da ne işe yarıyor bu” dediğinizi duyar gibiyim. Gelin bakalım ne işe yaradığına;

  • Güçlü bir hücre yenileyici antioksidan vitamin olan C vitamini suda çözünebilmektedir. C vitamini beyaz kan hücrelerini aktivitesi artırarak bağışıklık sistemini güçlendirmektedir ve damar tıkanıklığı, diyabete bağlı kalp hastalıkları, solunum hastalıkları ve daha birçok hastalığın oluşmasına neden olan serbest radikallere karşı antioksidan etki göstermektedir.

İyi de serbest radikal nedir hocam? Buyrun şöyle açıklayalım.

Serbest Radikal: Serbest radikaller, çeşitli organ sistemlerine zarar verebilecek veişlevini bozabilen, aynı zamanda sağlıklı hücrelerin kanserli hücrelere dönüşmesine neden olan hücresel metabolizmanın yan ürünüdür.

  • Diş etleri yetersiz beslenme sonucunda vücut direncimizin düştüğü durumlarda ilk zarar gören dokulardan biridir. Özellikle de C vitamini eksikliğinde ağız içinde bakteri oluşumu daha hızlı olmaktadır. Yeterli C vitamini almaya dikkat edelim!
  • C vitaminin önemli faydalarından biri de kolajen oluşumunda esas rol almasıdır. Kolajen nedir dersek deri, bağ dokusu, tendon, eklem, tırnak, diş, saç ve kemikleri olmak üzere birçok organın yapısını oluşturmaktadır. Bu proteinin temel amacı ise dokulara destek sağlamak, doku ya da organların canlı ve esnek kalmasına yardımcı olmaktır. Selülit oluşumunun engellenmesinde C vitaminin büyük bir rolü vardır.

Bromelain İçeriği

Ananasta bulunan bromelain enzimi gıdalarla alınan proteinlerin sindirimi sırasında kullanılan enzimlerin karışımıdır ve sindirim işlemlerinin hızlanmasına katkı sağlar. Bromelain enzimi faydalarını sıralayacak olursak;

  • Bromelain enzimi etten alınan proteinlerin vücutta kullanılabilir hale gelmesini sağlar.
  • Vücutta su birikimi sonucu oluşacak şişkinliklerin azaltılmasını faydası vardır yani dokularda biriken ödemin emilimini ve atımını arttırıyor.
  • Ananasın sağlık açısından özellikle artrit ile ilişkili olan eklem ve kasların iltihaplanmasını azaltmada ve ağrıların azaltılmasında etkilidir.
  • Gut hastalığı tedavisinde yardımcıdır.
  • Anti-kanserojen özelliği ile kötü huylu tümörlere karşı etkilidir.
  • Balgam ve mukusun oluşumuna neden olan hastalıklara karşı etkilidir.
  • Fazla trombosit yapışkanlığını önlediği için kan inceltici etkiye sahiptir.
  • Hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda kanser hücrelerinin azaltılmasında etkili olduğu görülmüştür fakat bu konu üzerinde araştırmalar hala devam etmektedir.

Kilo Vermeye Yardımcı

Aklımızda ki sorulardan biri de eminim ki “ananas zayıflatırmı?” sorusudur. Hiçbir zaman unutmayalım mucizevi bir besin yoktur ama ananasın da zayıflamaya etkisi yadsınamaz bir gerçek. Ananasın içinde bulunan bromelain enziminin protein sindiriminde yardımcı olduğunu biliyoruz ayrıca bromelain enzimi yağların sindirimde etkisi olan lipaz enzimiyle birlikte çalışarak besinler ile alınan yağın vücudumuzda yakılmasını hızlandırmakta ve yağların birikmesini önlemektedir. Ayrıca ananasın iştahın kapanmasına yardımcı olduğu ve kilo alımının önüne geçtiği de söylenebilir.

Ek olarak ananasın 100 gramının 50 kalori olduğu düşünülürse düşük kalorili olup zengin besin değeriyle diyet yapanlar için iyi bir meyve seçimidir.

Potasyum İçeriği

Normal şartlarda bireylerin günlük almaları gereken potasyum miktarı 4700 mg’dır. 1 adet ananas 986 mg potasyum içerir. Bir gün de yeterli miktarda potasyum vücudumuzdaki kan basıncını düşürerek yüksek tansiyonun düşürülmesine ve dengeli halde kalabilmesine faydalıdır.

Kemik Sağlığı

Ananasın içeriğinde bulunan kalsiyum, çinko, manganez ve bakır minerali kemik sağlığının ve dokusunun korunmasında oldukça önemlidir. Ananas kemik dokusunda meydana gelen boşlukların oluşmasına neden olan osteoporoz tedavisinde tüketilmesi önerilen bir meyvedir.

Ayrıca ananasın en önemli minerali olan manganeze yaklaşık 1 dilim ananas tüketerek yeterli miktarda ulaşabiliriz. Yani vücudumuzun ihtiyacı olan miktarın yaklaşık %70’i. Ananasın içeriğinde bol miktarda bulunan manganezin; antioksidan etkisiyle serbest radikallerin zararlarından korunmada, kemik büyümesi ve gelişmesinde, kalsiyumun emiliminde, kan şekerinin düzenlenmesinde faydası vardır.

Lif İçeriği

Ananas aynı zamanda çözünmez lifler açısından oldukça zengin bir meyvedir. Peki bu çözünmez lifler ne işe yarıyor diyecek olursak; suyla birlikte yumuşayan ve dışkının vücuttan kolay bir şekilde uzaklaştırılmasını sağlayan yapılardır diyebiliriz. Kabızlık yaşayan kişiler için ananas iyi bir meyve tercihidir. Ayrıca ananasta bulunan lif bağırsaktaki suyu toplayarak sindirimi yavaşlatır ve gıdalarla alınan vitamin ve minerallerin vücut tarafından daha çok emilmesine yardımcı olur.

Kalp Sağlığı

Ananasın bir diğer faydasına gelecek olursak kalp sağlığının korunmasında büyük bir öneme sahip. Kan sulandırıcı özelliği ile kalp krizlerine karşı koruyucu özellik gösteriyor. Tabi burada dikkat etmemiz gereken nokta kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız doktorunuza veya diyetisyeninize danışarak bu meyveyi tüketmenizde fayda var diyebiliriz.

Ayrıca ateroskleroz (yani damar sertliği) hastalığına sebep olan kan pıhtılarının oluşumunun engellenmesine ve plankların temizlenmesine yardımcıdır.

Ağız Sağlığı

Ağız sağlığı açısından ananas çok güçlü bir büzücüdür ve sıkılaştırıcı ajanlar sayesinde genellikle dişlerin gevşemesini veya diş etlerinin geri çekilmesini düzeltmek için kullanılabilir.

Fazla Ananasın Bir Zararı Var mı?

  • Ananasın içeriğinde bulunan bromelain enzimi bir et yumuşatıcı enzimdir ve ananası fazla miktarlarda yerseniz dudaklarınızda,diş etlerinizde ve dilinizde uyuşmalar ve hassaslık olabilir.
  • Ananas içerisinde yüksek miktarda C vitamini vardır ve fazla miktarda ananas tüketimi ile vücuda alınan C vitamini sonucunda kusma, mide bulantısı, diyare ve baş ağrısı oluşabilir. Ayrıca olgunlaşmamış ananas yemek oldukça tehlikelidir, şiddetli ishal ve kusmaya neden olabilir.
  • Ananas antibiyotik, antidepresan ve kan inceltici ilaçlarla etkileşime girebilir bu yüzden ilaç kullanıyorsanız yan etkileri hakkında doktorunuzdan bilgi almayı unutmayalım.

Unutmayalım ki her şey kararında güzeldir. Sağlıklı ve mutlu olmanız dileğiyle…

Categories Aşırı Kilo, Chia Tohumu, Detoks, Kilo Alma, Obezite

Chia Tohumu

MUCİZEVİ BESİN SAYILAN CHİA TOHUMU

Herkese merhabalar. Diğer yazılarımızda popüler besinlerden bahsetmişken chia tohumunu es geçmek olmaz diye düşündüm. Bir zamanlar herkesin beslenmesinden eksik olmayan ve ‘zayıflatıcı’ etkisiyle tüketimi artan chia tohumundan bahsedelim istedim.Efendim öncelikle şunu bilmenizi isterim ki hiçbir besin ya da besin öğesinin tek başına zayıflatma gibi bir etkisi yoktur. Yani beslenmenizde chia tohumuna yer verdiğiniz için kilonuzda bir anda bir azalma beklemeyin derim ben.

Pek tabi yararları da yok değildir chia tohumunun.

  • Chia tohumunun 100 gramında 17 gram protein bulunur. Bu nedenle güzel bir bitkisel protein kaynağıdır
  •  Chia tohumu lifl bakımından da oldukça zengindir. 100 gramında yaklaşık 11 gram fiber(lif) bulunur.
  • Yine liflerce zengin olması nedeniyle bağırsak hareketlerinin düzenlenmesine yardımcı olur. Düzenli kullanımda kabızlık, gaz gibi problemlerin giderilmesine destek olur
  • İçeriğinde bolca bulunan Omega 3 asitleri sayesinde kanserli hücrelerin oluşumu engellemeye katkı sağlar.
  • Kalsiyum bakımında da zengin olan chia tohumu, kas gelişimine yardımcı olur. Düzenli kullanımda oluşabilecek kas kayıplarının, ilerleyen yaşlarda yaşanacak kemik erimesi gibi hastalıkların da önüne geçilmesini sağlar.
  • İçinde bol miktarda kalsiyum ve A vitamini bulunduğu için diş sağlığına da oldukça faydalıdır. Dişlerinizin ihtiyacı olan kalsiyum ve vitaminleri düzenli kullanımda karşılar. Sağlıklı olmalarına yardımcı olur.

Evet efendim faydalarına bir göz atmış olduk ama chia tohumunun kullanımını kısıtlayan birkaç durum vardır. Bazı ilaçlar ile chia etkileşime girebileceği için tüketirken dikkatli olmalıyız ve bazı bireylerde alerjik reaksiyon da gösterebileceği için tükettikten sonra etkilerine dikkat etmeliyiz.

Ve her besin için söylediğimiz üzere tüketim miktarına da dikkat etmeliyiz. Peki chia tohumunu satın aldık ama nasıl tüketebiliriz diyorsanız da birkaç önerim olacaktır efendim. İlk olarak daha çok süt veya yoğurt ile karıştırılarak tüketilen chia tohumu şişip jel kıvamına gelerek midemizde doygunluk hissimizi arttırır. Başka bir tüketim şekli ise daha önce de bahsettiğimiz keten tohumu gibi salatalarınıza serperek ya da meyveli smoothielerinizle beraber de tüketebilirsiniz. Aman diyelim meyve porsiyonlarına dikkat.

Chia tohumunun faydalarından ve nasıl tüketebileceğimizden bahsettik efendim. Günlük beslenmemizde pek tabi yer alabilir ama eğer tadından çok hoşlanmıyorsak ve tüketim alışkanlığımız yoksa zayıflatıyor diye de kendimizi zorlamamızın bir anlamı yoktur bence.

Çünkü diyette bizim için asıl olan şey tüketim alışkanlığımız olan besin ve besin grupları ile sağlıklı beslenmeyi öğrenmek.

Hepimizin sağlıklı beslendiği mutlu günlere diyorum o halde sevgili takipçiler…

 

 

Categories Aşırı Kilo, Atkins Diyeti, Bölgesel İncelme, Dash Diyeti, Detoks, Diyet, Düşük Kalorili Diyetler, Gaps Diyeti, Hastalıklarda Diyet, Kabızlık, Katojenik Diyetler, Kilo Alma, Sporcu Beslenmesi, Zayıflama

Esmer Pirinç Mucizesi

Tekrar Merhabalar benim güzel ve sağlıklı online ailem!

Bugün biraz da esmer pirinç nedir konusundan bahsedelim istiyorum ve kesinlikle herkesin sofralarında yer vermesi gereken bir gıda olduğunu düşünüyorum. Hatta ve hatta beyaz pirinç yerine esmer pirinci hayatımıza sokmamızda fayda var diyebilirim. Tabii ki ulaşılabiliyorsa demekte de fayda var. Yani “hocam bulunduğumuz yerleşke de bulmamız çok zor ama!” diyen danışanlarım için elbetteki başka alternatiflerini de sizlerle daha sonrasında paylaşacağım.

Peki nedir bu beyaz pirinç düşmanlığı?

Aslında buna tam olarak düşmanlık da dememek gerekiyor. Fakat kıyaslama yapıldığında beyaz pirincin esmer pirince nazaran biraz düşük not aldığını söyleyebiliriz. Peki nedir bu düşük notun sebebi? Buna en basit örneği verecek olursak, posa içeriğinden bahsetmek en doğru olanı olacaktır.

Evet! Posa içeriği açısından maalesef beyaz pirinç bizlere pek iyi bir sonuç vermiyor. 100 gram pişmiş esmer pirincin posa oranı yaklaşık olarak 1,8 gram iken, 100 gram pişmiş beyaz pirincin posa oranı yaklaşık olarak 0,4 gram!

Peki bu ne anlama geliyor?

Bu konuyu daha iyi anlayabilmemiz için diyet posasının ne anlama geldiğini biraz irdelememiz gerekiyor. Basit anlamda bakıldığında diyet posasının tanımı: “Besinlerin sindirilmeyen kısmı”. Veya biraz daha ayrıntılı olarak tanımladığımızda “Bitki hücrelerini oluşturan nişasta dışındaki (dirençli nişasta haricinde) sindirilmeyen polisakkarit veya oligosakkaritler, lignin oluşan karışım.” Evet ama bu posa bizlerin vücudunda ne gibi bir görev üstleniyor? Neden posa miktarı diyet için vazgeçilmez bir konu olmuş?

Sevgili danışanlarım! Diyet posasının bizler için en önemli etkinliği enerji yoğunluğunun düşük olması ve midede uzun süre kalabilmesi (yani mide boşalmasını geciktirmesi) ve bu yüzden de bizleri tok tutması diyebiliriz. Yani posa içeriği düşük olan gıdalarla beslenen bir kişi posa içeriği olması gereken kadar beslenenlere kıyasla daha çabuk acıkacaktır ve posa açısından fakir beslendiği için daha fazla kalori alacak, bunun beraberinde de kilo kontrolü daha da zorlaşacaktır.

İşte bu yüzden tercih ettiğimiz besinlere dikkat ettiğimizde yani en azından konumuzla alakalı olarak beyaz pirinç yerine, esmer pirinç tüketmeye başladığımızda diyetimizdeki posa miktarını arttırmış ve kilo kontrolümüzü bir bakıma sağlamış oluyoruz.

Esmer pirincin bir diğer faydası ise özellikle de diyabet hastalarımızı yakından ilgilendiriyor. Esmer pirincin kepek içeriğinin yüksek olması dolayısıyla içerisinde bulunan karbonhidrat kana daha yavaş nüfuz ediyor. Bu da kan şekeri düzensizliklerinin önüne geçiyor. Diyabet hastalarımızın bir çoğunda gözlemlediğimiz bu kan şekeri dengesizliğinin yegane sebeplerinden bir tanesi de hemen her gün sofralarımızda bulunan beyaz pirinç gibi glisemik indeksi yüksek gıdalar diyebiliriz.

Esmer pirinçte bulunan kepek; yalnızca kan şekerinin düzenlenmesinde değil, kilo problemi ve tansiyon gibi yine kan şekerine bağlı rahatsızlıklarında önüne geçilmesinde de rol alıyor.

Peki hocam bu esmer pirincin kepeği gittiğinde yani beyaz pirinç olduğunda ne oluyor? Ne gibi değişiklikler meydana geliyor?

Pirincin (tam pirincin) kepeği alındığında maalesef şu özelliklerini yitirmekte arkadaşlar:

  • B3 vitamininin % 67’si
  • B1 vitamininin % 80’i
  • B6 vitamininin % 90’ı
  • Magnezyumun % 50’si
  • Fosforun % 50’si
  • Demirin % 60’ı
  • Sindirime yardımcı olan elyafın neredeyse tamamı
  • Ve yağ asitlerinin tamamı

Bunları okuduğunuz zaman “yahu biz ne yiyoruz ki hiç birşey kalmamış içinde” dediğinizi duyar gibiyim. İşte bu yüzden de kesinlikle esmer pirinci öneriyoruz arkadaşlar.

Ek olarak esmer pirinç tükettiğimizde bağırsak sistemimiz daha rahat çalışacağı için kan bağırsaklarda oyalanmadan vücudun diğer işlevlerini yerine getirecektir. Bu da ne demek oluyor? BAĞIŞIKLIK SİSTEMİMİZ güçlenecektir!

Aynı zamanda bizler her zaman öğünlerinizi tüketirken iyice çiğneyerek tüketin diye sürekli uyarılarda bulunuyoruz. Esmer pirinç iyi çiğnenerek tüketildiği zaman kanımızda bulunan seratonin ve depominhormanlarının birbiri arasındaki dengesini destekleyerek duygusal anlamda denge halinde olmamızı sağlıyor!

Evet sevgili danışanlarım!

Şimdi hepinize bir sonraki öğününüzde pirinç pilavı yapmak gibi bir düşünceniz varsa bunu esmer pirinçten yana değerlendirmenizi tavsiye ediyorum. 1/2 veya 1/2,5 gibi oranlarla istediğiniz miktarda su ekleyip en az 45 dakika kısık ateşte pişirebilirsiniz.

Şimdiden afiyet olsun!

Categories Aşırı Kilo, Atkins Diyeti, Bölgesel İncelme, Dash Diyeti, Detoks, Diyet, Düşük Kalorili Diyetler, Gaps Diyeti, Hastalıklarda Diyet, Kabızlık, Katojenik Diyetler, Kilo Alma, Obezite, Ödem Problemi, Sporcu Beslenmesi, Zayıflama

Diyetisyenler Günü

Diyetisyenler Günü

Yazıma başlamadan önce bütün meslektaşlarımın diyetisyenler gününü en kalbi duygularımla kutluyorum. Bu mükemmel ve bir o kadar da zor olan mesleği hakkıyla yerine getiren bütün meslektaşlarıma selam olsun.

Diyetisyen kimdir? Diyetisyen nedir? Ne iş yapar?

Öncelikle biz diyetisyenler olarak birçok zorlukla mücadele ettiğimizi söylemekte fayda var. “Peki hocam nedir bu zorluklar?” diyecek olursanız eğer, sizlere kısaca piyasadaki “diyetisyencilik” oynayan bazı kişileri söyleyebilirim. İnanın birçok kişi kendini 1 haftalık bir araştırmayla diyetisyen yerine koyuyor ve bizim okuduğumuz bölümde katlandığımız zorlukları, onlarca günlük stajlarımızı, tez hazırlamamızı hiçe sayarak gerek sosyal medya üzerinden gerekse kendi blog’larından diyetisyenlik taslarcasına paylaşımlarda bulunuyor.

Tabii ki de her paylaşıma değil tepkimiz. Her ne olursa olsun bir kişi doğru bir paylaşım yapıyorsa elbette desteklenmelidir. Fakat öyle paylaşımlara denk geliyoruz ki bazen, gerçekten bu paylaşımları okuyan insanlar uygularsa halleri ne olur acaba diye düşünmeden edemiyoruz. Örnek verecek olursak, özellikle fitness salonlarındaki antrenörlerin “kahvaltıda 10 yumurtayı 250 gram kıymaya kır ye!” benzeri önerileri inanın bizleri çileden çıkartıyor.

Sizlere kendi yaşadığım bir olayı aktarayım. Bir fitness salonuna kayıt yaptırmak için gittiğimde antrenörüm benimle sohbet etmeye başladı. Benim de zaten daha öncesinden 5 yıllık bir profesyonel sporculuk geçmişim olduğu için muhabbet derinleştikçe derinleşti.

En sonunda ne işle meşgulsünüz dediğinde “diyetisyenim” cevabını verdim. 2-3 saniye sessizlikten sonra antrenör bana “ben de üniversitede beslenme dersi almıştım, burada da sizlere bişeyler ayarlarız” cevabını verdi. Şaşırdım ilk önce, aslında bu bana ve mesleğime onca yılıma bir hakaret sayılırdı. Sonra yineledim, “ben diyetisyenim, ve dilerseniz burdaki sporcularınızın ‘doğru beslenmesine’ yardımcı olabilirim” dedim. Sonrasında da zaten üyeliğim bittikten sonra bir daha o fitness salonuna adımımı atmadım.

Henüz bünyesinde diyetisyen bulundurmanın gerekliliğini bile kavrayamamış insanlar gerçek diyetisyenleri her daim aşağı görmekte. Ancak şu unutulmamalıdır ki gerçek diyetisyen demek bütün alanlarda bireylerin doğru olarak nasıl beslenmesi gerektiğini belirleyen kişidir.

Sonuç olarak bizler bu zorlu mücadele içerisinde siz danışanlarımıza hizmet vermekle birlikte, birçok kişi veya kurumla da muhattap olmak zorunda kalıyoruz. Fakat her zaman dediğimiz ve hemen her meslektaşımın da bana katılacağı konu şu ki; “danışanlarımızın yüzündeki gülümseme buna değer”.

Ne mutlu mesleğini severek yapan diyetisyenlerimize, ne mutlu gerçek diyetisyenlerle tanışmış danışanlara.

Categories Detoks

Detoks ile Kilo Vermek ?

Yeniden mükemmel bir enerjiyle herkese merhaba arkadaşlar!

Birçoğunuzun kafasını karıştıran ve aslında ne olduğunu tam bilmesekte “iyi bir şey” diye tahmin ettiği konuya değinmek istiyorum. Evet, detoks! Sevgili danışanlarımın da sıklıkla sordukları bir konu oldu son zamanlarda. Özellikle karşılaştığım sorulardan bir tanesi de “hocam detoks için yaptıklarımız bize yağlarımızı yaktırıyor mu?” sorusu.

Sevgili arkadaşlar öncelikle unutmamak gereken bir şey var bizler kimiz? Ne için yıllarımızı verdik ne için çalıştık size ne için hizmet ediyoruz? İçeceğiniz herhangi bir şey sizlere basitçe yağ yaktıracak olsaydı sizce biz olur muyduk?

“İyi de hocam siz demiyor muydunuz: detoksla yağlara elveda diyin diye?”

Evet diyordum. Ve hala da arkasındayım sözümün. Fakat canım danışanlarım detoks yağlarınızı yaktığı için yağlara elveda demiyorsunuz aslında. Metabolizmanızı düzenlediği için, hızlandırdığı için sizin bizzat kendi vücudunuz yağ yakımını hızlandırmaya başlıyor. İşte bu şekilde yağlara elveda diyorsunuz.

Detoks genel anlamda vücudun iç temizliği olarak düşünülmeli diyebiliriz. Bir başka deyişle de vücuttaki toksik maddelerin vücuttan uzaklaştırılmasına yardımcı olan gayette faydalı bir yöntem. Peki bu toksinler vücudumuzda nasıl oluşuyor dersiniz?

Bunca yıldır neler yediğinizden tutun içtiğiniz sigaralar, yaşadığınız yerin hava kirliliği, radyasyon, stres vb. bir çok sebebi var aslında. Bunlarda ister istemez vücudumuzda ödem birikmesine ve şişkinliğe neden olabiliyor maalesef.

Detoks ile Fazla Kilolarda Kurtulmak Mümkün mü ?

Bir başka değinmek istediğim konu ise danışanların detoks programıyla ciddi anlamda kilo kaybı yaşadıklarını iddia etmeleri. Evet kesinlikle öyle olduğuna bende inanıyorum fakat kaybettiğiniz kilo ne? Bunu sorgulamak lazım. Yani detoks programımız ile vücudunuzdaki ödemi atarsanız bu tabii ki sizlere bir kilo kaybı olarak yansıyacaktır. Ama bunu direkt olarak “detoks uyguladım yağ yaktırdı kilo verdim” şeklinde yorumlamak çok çok yanlış olur doğrusu.

İlk olarak ödem nedir diye başlayalım o zaman. Genel anlamda biz sizlere bunu açıklarken “vücutta sıvı birikmesi” olarak açıkladık. Arkadaşlar, detoks uyguladığınızda hafiflediğinizi hissetmeniz çok normal, biz de buna katılıyoruz. Fakat bu hafiflemeyi kaybettiğiniz sıvıyı gün içerisinde su içerek tekrar geri çevirdiğinizde üzülmeyin ne olur.

“Peki ne işe yaradı bu detoks o zaman hocam?” dediğinizi de duyar gibi oldum şimdi. Evet arkadaşlar yapmış olduğunuz detoks programı ile birlikte:

  • Hücrelerinizde yenilenme gözlendi.
  • Kan dolaşımınız hızlandı ve organlara besin maddelerinin iletimi kolaylaştı.
  • Ödem atıldı.
  • Cildiniz daha parlak ve canlı bir görünüme kavuştu.
  • Bağışıklık sisteminizde güçlenme meydana geldi.
  • Şişkinlik, gaz gibi şikayetleriniz son buldu.
  • Sindirim sistemi organlarınız dinlenme fırsatı buldu.

Pekala yalnızca detoks programı sağlıklı yaşam için yeterli olur mu?

Cevabımız elbette hayır. Detoks programı alan danışanlarımız da dahil olmak üzere kesinlikle herkesin #gerçekdiyetisyen olan bizlerin gözetiminde diyete; yani sağlıklı beslenme programına davet ediyorum.

Ek olarak detoks programını önermediğimiz kişiler de tabii ki var. Yani öyle herkesin detoks yapmasını bizler de istemiyoruz. Peki kim bunlar?

  • Aşırı Şişmanlar
  • Aşırı Zayıflar
  • Tansiyon rahatsızlığı olanlar
  • Diyabet Rahatsızlığı olanlar (Şeker hastaları)
  • Emziren Anneler
  • Hamile kadınlar / Anne adayları

Kararınızı verin! Stresten uzak durun ve mutlaka doğru beslenme yöntemlerini “GERÇEK DİYETİSYEN” lere danışarak uygulayın.